CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba: “Çocuklar ölüyor, insanlar geçinemiyor, bu bütçeden vatandaşa ne kadar refah düşüyor”

CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde iş kazaları, çocuk işçiliği, engelli hakları, emekli aylıkları ve işsizlik sorunlarını gündeme taşıdı. Bakanlığın bütçe rakamları ile vatandaşların yaşadığı ekonomik sıkıntılar arasında büyük fark bulunduğunu savunan Karaoba, “Bu kaynaklardan vatandaşın hayatına ne kadar güvence, ne kadar refah ve ne kadar adalet düşüyor?” diye sordu.

Kasım 3, 2026 - 13:33
 0  0
CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba: “Çocuklar ölüyor, insanlar geçinemiyor, bu bütçeden vatandaşa ne kadar refah düşüyor”

CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçesi ile bağlı ve ilgili kurumların hesap ve Sayıştay raporlarının görüşülmesi sırasında konuştu. Karaoba, çalışma hayatındaki sorunlardan engelli vatandaşların sosyal güvenlik haklarına, mesleki eğitimde yaşanan ölümlerden emeklilerin geçim sıkıntısına kadar birçok konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına eleştiriler yöneltti.

“BÜYÜK RAKAMLAR SÖYLÜYORSUNUZ AMA HALKIN YAŞADIKLARIYLA ÖRTÜŞMÜYOR”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bütçe sunumunda geçmiş yıllarla yapılan karşılaştırmaları eleştiren CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, ekonomik göstergelerin vatandaşların günlük yaşamındaki karşılığının sorgulanması gerektiğini belirtti.

Karaoba, “Sayın Bakan, çok dikkatli bir şekilde açıklamalarınızı dinledim, çok güzel rakamlar var ama bir hekim olarak şunu anlamadım: Neden 2002'yle karşılaştırıyorsunuz? Yani asgari ücretin 2002'den bu yana yüzde 207 arttığını söylerken, bütçenizin de yüzde 167 kat arttığını neden söylemiyorsunuz? Hadi, bundan üç-dört yıl önceyle kıyaslasanız ben anlarım.” ifadelerini kullandı.

Kamu yönetiminde liyakat sorununa da değinen Karaoba, “Bakın, sistem artık Harun gibi gelen ve Karun gibi zengin olanların sistemi hâline geldi. AK PARTİ'li olmayı mutlu olmanın, makam sahibi olmanın tek aracı olarak gören bir toplum hâline geldi. Liyakatin bir kenara itildiği, iş kazalarının arttığı bir dönem yaşıyoruz.” dedi.

“BU BÜTÇEDE MADENDE ÖLEN BABALARIN AİLELERİ VAR MI?”

2027 yılı bütçesinin toplumun dezavantajlı kesimlerinin ihtiyaçlarına yeterince yanıt vermediğini savunan Karaoba, iş kazalarında hayatını kaybedenlerin aileleri, mesleki eğitim öğrencileri, engelliler, işçiler ve emekliler için somut düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade etti.

Karaoba, “2027 bütçenize baktığımızda madende ölen babaları ve aileleri kapsayan bir şey var mı? Yok efendim. Atölyelerde şiddet gören ve çocukluğunu yaşayamayan çocukları, MESEM'de ölen çocukları kapsayan bir önlem var mı? Yok. Protez alamayan, bastonunu yenileyemeyen, emekliliği elinden alınan engelliyle ilgili bir çözüm önerisi var mı? Yok. Evine hapsolmuş gençleri, grev ve sendika hakları elinden alınmış işçileri kapsayan bir yapı var mı? Yok. Geçinemeyen emeklilerimizi, atanamayan milyonlarımızı kapsayan bir bütçe var mı? Yok.” diye konuştu.

Dilovası'nda yaşanan olaylara ilişkin daha önce verilen sözleri de hatırlatan Karaoba, Bakanlığa yönelik, “Geçen yıl da burada saydık, en basiti, Dilovası'yla ilgili, bunun takipçisi olacağınızı söylemiştiniz, dava bugüne denk geldi, soruyorum buradan: Ne kadar takip ettiniz? Bunu çözeceğinizi söylemiştiniz, bir yıl oldu ama hâlâ aileler ortada rezil oluyor.” ifadelerini kullandı.

“ETRAFINIZDA FAKİR İNSANLAR KALMADI AMA TOPLUM FAKİR”

Asgari ücret ve emekli aylıklarının geçim koşulları karşısında yetersiz kaldığını belirten Karaoba, bütçe büyüklüğünün vatandaşların yaşam standartlarına yansımadığını savundu.

Karaoba, “Etrafınızda fakir insanlar kalmadı ama toplum fakir Sayın Bakanım. Bu kadar büyük rakamlar söylüyorsunuz, sahaya çıkıyoruz, söylediklerinizle insanların yaşadıkları örtüşmüyor. Çay simit hesabı yapanlar artık çay simit hesabı yapamaz oldular.” dedi.

Açlık sınırı, asgari ücret ve emekli aylıkları üzerinden değerlendirmelerde bulunan Karaoba, “Açlık sınırı 37 bin liradayken asgari ücretin 28 bin lira olması ya da en düşük emekli maaşının 23 bin lira olması gerçekten içinize siniyor mu, bunu anlamış değilim. 163 kat artmış bir bütçenin içerisinde halkımızın bu kadar eziyet çekmesi size çok makul geliyor mu?” diye sordu.

İbn Haldun'un “Zulüm umranın yani toplumsal refahın harap olmasına yol açar.” sözünü hatırlatan Karaoba, sosyal adaletin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

“MADEN KAZALARINDA HAYATINI KAYBEDEN İŞÇİLERİMİZİ İKİ PAYLAŞIMLA GEÇİŞTİREMEZSİNİZ”

İş sağlığı ve güvenliği konusundaki eksikliklere dikkat çeken Karaoba, Cumhuriyet'in kuruluş sürecinde maden işçilerinin haklarına yönelik yapılan düzenlemeleri hatırlattı.

Karaoba, “Yedi düvele meydan okumuş, kazanılmış bir Kurtuluş Savaşı'ndan sonra bile Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1921 yılında maden işçisinin hakkını korumak için kanun çıkardı. Peki, soruyorum: Zonguldak Kilimli'de olan maden kazasında hayatını kaybeden 3 vatandaşımıza siz ya da sizin bürokratlarınızdan katılan oldu mu?” dedi.

Maden kazalarına karşı daha etkili önlemler alınması gerektiğini vurgulayan Karaoba, “Sadece iki 'tweet' atarak bu işlerin çözüleceğini düşünüyorsanız, 'Bu işin fıtratında var.' deyip işin içinden çıkmayı planlıyorsanız biz bunu kabul etmiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çalışma hayatında sosyal devlet anlayışının korunması gerektiğini belirten Karaoba, “Bugün geldiğimiz noktada işçi hakkını arıyor, emekli geçinemiyor, engelliler yok sayılıyor, çocuklar da ne yazık ki oyun oynaması gerekirken çalışırken ölüyorlar Sayın Bakan.” diye konuştu.

“2 TRİLYON 396 MİLYAR LİRALIK BÜTÇEDEN VATANDAŞA NE DÜŞÜYOR?”

Bakanlığın 2027 yılı bütçesinin yaklaşık 2 trilyon 396 milyar lira olduğunu dile getiren Karaoba, bütçedeki artışın çalışanların gelirlerine de yansıtılması gerektiğini söyledi.

Karaoba, “2027 yılı için Bakanlığınızın bütçesi yaklaşık 2 trilyon 396 milyar; tam 4 kat artmış geçen yıla rağmen. 4 kat arttı da asgari ücreti de bu kadar artırmayı düşünüyor musunuz? 4 kat olmasa da sadece yüzde 10-20 rakamlarını konuşurken bunun toplum nezdinde telafi edilebileceğini öngörüyor musunuz?” sorularını yöneltti.

Bütçe kaynaklarının sosyal refah üzerindeki etkisinin değerlendirilmesini isteyen Karaoba, “Bu kaynaklardan vatandaşın hayatına ne kadar güvence, ne kadar refah ve ne kadar adalet düşüyor? Bunu gerçekten oturup hep birlikte sorgulamamız gerekir. Bugün bakan sizsiniz, bürokrasi sizsiniz ama toplum hepimizin, hep birlikte yaşıyoruz. Bu toplum eziyet çekiyor Sayın Bakanım.” dedi.

“ENGELLİLERİN EMEKLİLİK HAKLARI YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ”

Engelli vatandaşların emeklilik haklarına ilişkin 7538 sayılı Kanun kapsamında yapılan düzenlemeleri eleştiren Karaoba, özellikle 2008 öncesinde vergi indirimiyle emeklilik hakkı kazanan kişilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.

Karaoba, “2008 öncesi aldıkları raporlara göre, vergi indirimiyle emekli olan engellilerin haklarını bir günde 7538 sayılı Yasa'yla yok ettiniz. Hak kazananları da çağırarak yeniden oranlarını düşürüp, iş gücü üzerinden bir planlama yaparak haklarının tamamını ellerinden aldınız.” ifadelerini kullandı.

Engelli bireylerin ihtiyaç duyduğu yardımcı cihazlar için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemelerin yetersiz olduğunu savunan Karaoba, beyaz baston ve akülü tekerlekli sandalye örneklerini paylaştı.

Karaoba, “Görme engelli bir arkadaşımıza SGK tarafından ödenen para 117 lira ile 141 lira arasındayken bugün beyaz bastonun en ucuzu Çin malı bile 5 bin TL Sayın Bakanım. Standart akülü tekerlekli sandalye ödemesine siz 12.600 lira ödüyorsunuz, yine söylüyorum, Çin malı ortalama 50 bin-60 bin civarı.” dedi.

Akülü tekerlekli sandalye temininde aranan koşulları da eleştiren Karaoba, “Hem 2 ayağı olmayacak, ya kolunun 1'i olmayacak ya da akciğerinde sıkıntı olacak ki bu akülü arabayı alabilsin. Yani biz 'Engelliler topluma kazanılsın, toplumun yükü değildir.' diye ifade ederken bir akülü arabayı almak için bu kadar çok engel aramaya gerek yok.” diye konuştu.

“TİP 1 DİYABET SENSÖRÜ ÖDEMESİ NEDEN 18 YAŞINDA KESİLİYOR?”

Tip 1 diyabet hastalarının kullandığı sensörlere yönelik geri ödeme uygulamasını gündeme getiren Karaoba, yaş sınırının yeniden değerlendirilmesini istedi.

Karaoba, “Tip 1 için sensör ödemesini yaptınız, çok güzel, 18 yaşında neden kesiyoruz Sayın Bakanım? Bakın, 1 sensör 70 bin lira ile 160 bin lira arasında iken bugün Sosyal Güvenlik Kurumu 26 bin lira ödüyor. Diyabetli bir ailenin geçimi ne kadar zor!” ifadelerini kullandı.

Engelli vatandaşların ihtiyaçlarının sosyal yardım kapsamında değil, temel haklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karaoba, “Bunlar yardım değil, bağımsız yaşam hakkının ve topladığımız vergilerin karşılığıdır. Engelliler de bu toplumun asli unsurlarıdır.” dedi.

Karaoba, 7538 sayılı Kanun'a ilişkin Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruları takip edeceklerini ve engelli vatandaşların emeklilik haklarının yeniden düzenlenmesini isteyeceklerini kaydetti.

“STAJ VE ÇIRAKLIK SİGORTASI EMEKLİLİĞE DÂHİL EDİLMELİ”

Staj ve çıraklık dönemlerinde yapılan sigortaların emeklilik başlangıcına sayılmamasını eleştiren Karaoba, bu kişilerin çalışma hayatında karşılaştıkları risklerin dikkate alınmasını istedi.

Karaoba, “İşe aldınız, SSK numarası verdiniz, peki, neden bunu emekliliğe dâhil etmiyorsunuz? Bunlar bu stajı yaparken ölüyor mu? Ölebiliyor. Hastalanıyor mu? Hastalanıyor. Ama emekliliğe gelince 'Ben size para vermeyeceğim.' demek bence akıl tutulmasıdır.” dedi.

Kademeli emeklilik konusunda da düzenleme çağrısında bulunan Karaoba, “Kademeli emeklilik Sayın Bakanım, bir günde on yedi yıl kaybetmek ne demektir? Yani kimin içine siniyor bu? Bu toplumda sizin çevrenizde de bizim çevremizde de bu insanlar var. Lütfen bununla ilgili hızlı bir düzenleme getirelim.” ifadelerini kullandı.

“MESEM'DE 95 ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ”

Mesleki Eğitim Merkezlerinde (MESEM) yaşanan iş kazalarını gündeme taşıyan Karaoba, konuşması sırasında hayatını kaybeden çocuklara dikkat çekmek amacıyla üzerinde mesaj bulunan bir tişört giydiğini belirtti.

Karaoba, “95 tane MESEM'de ölen çocuğunuz var Sayın Bakanım. Bunların neredeyse yüzde 60'ı 15 yaş altında.” diyerek çocuk işçiliği ve iş güvenliği konusunda önlemlerin artırılmasını istedi.

Kamu kurumlarının çocukların korunmasına ilişkin sorumluluklarını hatırlatan Karaoba, “Millî Eğitim Bakanı okula giden çocuklarını koruyamaz, Sağlık Bakanlığı hastalanan çocuklarına randevu alamaz, bebek ölümlerine engel olamaz, Çalışma Bakanlığı çocuk işçiliğinin önüne geçemez; Allah aşkına ne yapıyoruz biz?” diye konuştu.

İş sağlığı ve güvenliği kapsamında verilen eğitimlerin sonuçlarının sorgulanması gerektiğini ifade eden Karaoba, “İş sağlığı güvencesinde 790 bin eğitim verdiniz. Demek ki iyi eğitim vermemişsiniz Sayın Bakanım. İyi eğitim verseydiniz bu kadar insan çalıştığı iş yerinde ölmezdi. Ölenlerin çoğunda belki baret bile yoktu.” dedi.

Çocukların korunmasının siyasi partiler üstü bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Karaoba, “Kendisine saygısı olan bir ülke çocuklarını mutlaka korumalıdır Sayın Bakanım. Bugün sadece AK PARTİ'si için değil, bütün bu ülkeyi yönetenlerin hepsi için, muhalefet için de söylüyorum, çocuklarımızı merkeze koymak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

“5 MİLYONA YAKIN EV GENCİ VAR”

Genç işsizliği ve eğitimini tamamlamasına rağmen çalışma hayatına katılamayan gençlerin durumuna değinen Karaoba, gençlerin yurt dışına yönelmesinin de önemli bir sorun olduğunu savundu.

Karaoba, “Neredeyse 5 milyona yakın, artık bunun istatistiğini bile tam tutamıyoruz, ev genci var efendim. Böyle bir şey olur mu? Evde oturan, iş gücü yüksek ve çok güzel okulları bitirmiş çocuklar artık bu ülkede kalmak istemiyor, yurt dışına gitmek istiyor.” dedi.

Türkiye İstatistik Kurumunun işsizlik verilerini de değerlendiren Karaoba, “TÜİK Ağustos 2026'da işsizliği 7,8 açıklıyor ama aynı TÜİK atıl iş gücü oranını yüzde 31 açıklıyor. Yani biz TÜİK'e güvenmiyoruz, artık bu kadar reelle örtüşmeyen rakamların verilmesini doğru bulmuyoruz.” ifadelerini kullandı.

“EMEKLİLER ARTIK EV KİRASINI BİLE ÖDEYEMİYOR”

Emekli aylıklarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Karaoba, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi.

Karaoba, “Şimdi, bir emekli düşünün, 23.552 lira alıyor. Hani 'Ev kirasını bile ödeyemiyor.' diyorlar ya, eskiden emekli olunca çocuğunu evlendirirdi, en azından bir ev alırdı.” sözleriyle emeklilerin geçmiş yıllara göre yaşadığı ekonomik kayıplara dikkat çekti.

Emeklilik sonrasında çalışmak zorunda kalan vatandaşların iş kazalarına maruz kaldığını da belirten Karaoba, “Bakın, emekli yapıyoruz, 512 emeklimiz çalışırken ölmüş. Zonguldak'taki maden kazasında 30 bin lira emekli maaşı alan vatandaşımız 3 çocuğunu geçindirebilmek için o madene tekrar inmiş. Neden? Herkes evinde yaşamak ister ve güvence içerisinde mutlu tatil yapmak ister ama bunu yapamıyor.” dedi.

“2026'NIN İLK DOKUZ AYINDA EN AZ 1.736 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ”

İş cinayetleri ve genel sağlık sigortası primlerine de değinen Karaoba, ekonomik koşullar nedeniyle prim ödemekte zorlanan vatandaşlar için düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.

Genel sağlık sigortası kapsamında ödenen tutarı eleştiren Karaoba, “1.981 lira ödetiyorsunuz, zaten bu insanların paraları yok efendim, olsa öderler. Tamam, çok zengin bir ülke değiliz belki diyebilirsiniz ama bu rakamların yeniden gözden geçirilmesi gerekir.” ifadelerini kullandı.

İş kazalarında yaşanan can kayıplarına ilişkin de rakam paylaşan Karaoba, “2026'nın ilk dokuz ayında en az 1.736 işçi hayatını kaybetmiş.” dedi.

“KADROYA ALINCA TOPLUM ZARARINA MI OLUYOR?”

Çalışma hayatında kadro ve istihdam beklentisi bulunan grupların sorunlarını da gündeme taşıyan Karaoba, 7200 prim günü düzenlemesi, stajyerlerin sigorta süreleri, taşeron işçiler ve aile sağlığı merkezlerinde çalışan personelin taleplerini sıraladı.

Karaoba, “7200 gün sayısından tutun, bugün stajyerlerin günlerinin sayılması, taşeronların kadro beklemesi, devlette çalışan esnafın, şoförün mutlaka atanması, ASM grup elemanlarının atanmasından tutun, kadro bekleyen yüzlerce, binlerce insanımız var.” dedi.

Toplum Yararına Programlar kapsamında istihdam edilen kişilerin kadro beklentilerine dikkat çeken Karaoba, “Şunu da anlamış değilim: Toplum yararına eleman alıyorsunuz, bunları kadrolu alırsanız toplum zararına mı oluyorlar? Ya, böyle bir cümle olur mu? 'Toplum yararına eleman almak.' E, kadroya alın Sayın Bakanım ihtiyaç varsa.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda bütçenin toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, iş kazalarının ve ölümlerin azaltılması çağrısında bulunarak, “Yine de bütçenize hayırlı olsun, az ölümlü yılımız olsun diyorum.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0